Cuma, Şubat 26, 2010

Arsenic and Old Lace


(Bu yazı bir miktar spoylır içermiş olabilir.)

1944 yapımı olan Arsenic and Old Lace kara komedinin babası sayılmaktaymış. Doğrudur dedirtti bana. Film tiyatro oyunundan uyarlama ve tek mekanda geçmekte.

Filmin ana karakterleri; bir tiyatro eleştirmeni ve yazar olan Mortimer Brewster, Morimer'in iki halası ve ağır psikotik dayısı. Mortimer halalarının komşusuna aşıktır onunla evlenmiştir, balayına çıkmak üzeredirler, halalarına bir kaç eşyasını almak için gittiğinde yaşadığı bir olay, ona balayını unutturur. Film aslında tam da burada başlar. Bundan sonrası tek mekan içerisindeki koşuşturmalar, girişler çıkışlar, halaların o sevimli halleri ve daha nicesiyle tiyatro izliyormuş gibi hissettirir, yani en azından bana böyle hissettirdi.

Carry Grant'in halalarına geçece olursak onlar son derece "misafirperver" sevimli mi sevimli iki yaşlı kadını canlandırıyorlar. Bu halalar eve gelen misafirlerden "yanız" olanlarını onların özel karışımı olan ahududu şurubuyla zehirliyorlar. Bu davranış son derece masumhane onlar için, tek amaç o kişiyi yalnızlıktan kurtarmak... Zehirledikleri yani "yalnızlıktan kurtardıkları" bu insanları hoş bir törenle bodrumlarındaki mezarlığa uğurluyorlar. Bu konuda da onlara bir diğer psikotik olan kardeşleri yardımcı oluyor, mortimer'in dayısı.

Filme dair tek eleştirim şu olabilir: Carry Grant'in abartı oyunculuğu. Halaların o halini gördükçe takındığı tavırdan pek haz ettiğimi söyleyemeyeceğim fakat belki de o durumun vurgusu için o kadar yüksek oyunculuk gerekiyordu, bu anlamda biraz kararsız kaldım.

İzlenesi, izlettirilesi...

Perşembe, Aralık 24, 2009

You Don't Bring Me Flowers Anymore


Ukulele Orchestra son zamanlarda sürekli olarak konser kayıtlarını izleyip eğlendiğim grup. İnanılmazlar, gelseler de gitsek. Arada oynuyorlar sahnede ufak skeçleri var. Her hareketleri son derece doğal, profesyonel olmaları ve davranmalarının yanında gülmeleri geldiğinde bunu ağız burun harekeleriyle kamufle etmeye çalışmıyorlar bir güzel gülüyorlar, çok tatlılar canlarım benim.

En başta duran uzun saçlı amcada mesela her an bir yaramazlık yapacak çocuk duruşu var, sonra üçüncü sırada muhteşem sesli gamzeli teyze var ki yanındaki sempatik dev amcayla you don't bring me flowers'ı kavırlamışlar; bir de iki kişilik dev kadro şeklinde oyuna dökmüşler, izle izle doyama, fevkalade. Bir de bir de the good the bad and the ugly kavırlarında ıslığı yapan naif süper amcanın, sonda gitar çalandan bahsediyorum, ıslık esnasında kopması beni benden alıyor.

Hepsinin yanaklarını sıkmak istiyorum.

Pazar, Aralık 06, 2009

Wilson Disease

Sonunda House ekibi Wilson^a özel bölüm yaptı. Karakterlerin yaşadığına o kadar inanıyorum ki acaba Wilson'ın günü nasıl geçiyor diye düşündüğüm birileri tarafından duyulmuş ve Wilson gözünden bir gün işlenmiş, teşekkür ediyorum çok incesiniz.

Cuma, Ekim 09, 2009

Foreman



Şu Foreman'ın tatmin olması imkansız egosu pek yorucu cidden. Gerginim kendisine.
Foreman çekil arkadaşım kenara, bir huzur ver artık!
...

Parlament Sinema Kuşağı


Sözlükte ordan oraya gezinirken parlament pazar gecesi sinemasıyla ilgili bir entry gördüm. Aklıma direk biraz geç bir saat olduğu için filmleri genelde izleyemediğim geldi, çünkü ertesi gün okul vardı ve pazar banyo günüydü. Ben tam da bunları düşünürken bu noktaya parmak basmış bir sürü de yazı gördüm haha bir eğlendim ki. Bir keresinde ben parlament pazar gecesi sinemasını anlatmaya çalışırken -parizyen- demiştim. Hahaha çorap o yahu. Dil sürçmeleri anlamlıdır.

O zaman all my life şarkısı hepimize gelsin.
...

Çarşamba, Ağustos 26, 2009

Inglourious Basterds


Resimdeki amcaya dikkat!

Kongre İstanbul^da güzeldir...







Yaka kartı şeysi

Kongre çantası şeysi




Bilimum kitapçıklar tek tek çantalara yerleştiler.



Yemek fişisileri




mmmm uyku....


Kongreye bir hafta kala itibariyle okulda yaşadığımız anlardan kareler bunlar... Flip flop terliklerimizle ordan oraya koşturup durduk. 4 yıl boyunca toplasan o kadar okulda bulunmamıştım, okula doydum (sanırım:)). 1300 kişilik pek güzel bir kongre oldu.

Sonu da son resimdeki gibi oldu, o gün bugündür uyuyorum.



Cumartesi, Ağustos 22, 2009

Benny & Joon



Benny 12 yıldır, psikolojik rahatsızlığı olan kız kardeşiyle (Joon) birlikte yaşamaktadır. Oto tamirciliği yapan Benny'nin kardeşi bütün hayatını oluşturmaktadır. Joon tüm gün evde Benny'i beklemekte ve ritüel haline getirdiği uğraşlarıyla agresyonunu dengelemeye çalışmaktadır. Joon'un aksi tavırları yüzünden evde bir bakıcı bulundurmak çok güçtür. Çok tesadüfi bir şekilde hayatlarına Sam girer. Sam onlarla yaşamaya başlamış, Joon'a evde geçici olarak göz kulak olan kişi olmuştur. Zamanla aralarında eşine pek rastlanamayacak samimilikte bir aşk doğar.
Johnny Depp namıdeğer Sam^in Şarlo kılığıyla ortalıkta gezişi, Joon^la olan ilişkisi, Benny^nin kardeşine bağlılığı ve kendi hayatına adapte olmakta zorlanışı ve daha bir çok şey izlenmeli izletilmeli... Soundtrack'inin de çok keyifli olduğunu belirtmek isterim.

Ayrıca, artık tost yapımında tost makinesine alternatif olabilecek bir yöntem de öğrenmiş bulunuyorum :)